Los Angelas’ın Eğlence Başkenti

Dil okulunun bitmesinden sonra başlayan kendimize eğlence arayışlarımız zamanla sonuç vermeye başladı. Hollywood’un dibinde yaşadığımızı göz önünde bulundurursak, film stüdyolarına gitmeden olmaz dedik. Meşhur film şirketi ‘Universal’ın Los Angelas’ın kuzeyinde stüdyolarının yanına inşa ettiği eğlence merkezine gitmeye karar verdik. Burada eğlence sektörünün biraz pahalı olması dolayısıyla başta biraz tereddüt ettik. Ama daha önce giden tanıdıklarımızın da önerileriyle gitmeye karar verdik. Bir günlük bilet fiyatları 84$. Ama ‘Costco (Amerika’da toptan satış yapan market zinciri)’ dan bir yıllık giriş biletini 75$ gibi daha makul bir fiyata bulabilirsiniz. 84$’a bir gün ya da 75$’a bir sene… Karar sizin 🙂 Tabi ben regular biletlerden bahsediyorum. Daha fazla özelliği olan VIP biletler hakkında bilgiyi bu linkten edinebilirsiniz. Bunlar bir kişinin giriş ücretleri. Bu ücreti verdikten sonra içeride istediğiniz alete binebiliyorsunuz. “Los Angelas’ın Eğlence Başkenti (The Entertainment Capital of L.A.)” sloganı ile kendilerini tanıtıyorlar. İçerideki geziniz sırasında birçok yerde bu sloganı duyamanız mümkün. Bakalım bu sözlerinin hakkını verebiliyorlar mı? Birlikte karar verelim.

Kapıdan ilk girdiğinizde insan hayrete düşmekten kendini alamıyor. Adamlar eğlence için kocaman bir şehir kurmuşlar. Giriş kısmı restoran, hediyelik eşya marketlerinden oluşuyor. Ayrıyetten AMC sinemaları var. Hollywood’un kalbinde film izlemeniz de mümkün.

1) House of Horrors – Korkuların Evi

 2) Shrek 4-D

3) Studio Tour – Stüdyo Turu

Gezinin en can alıcı noktası burasıydı bence. Hollywood’da olduğunuzu bu kısımda en güzel şekilde anlıyorsunuz. Stüdyo türü ile filmlerin çekildiği sahneleri görme şansı yakalıyorsunuz. Amerika’da her kural ve her şey sizin rahatlığınız için bir düzen içinde ortaya koyuluyor. Görevliler en ince ayrıntıya kadar düşünüyor. Aşağıdaki resimde de örneğini görebilirsiniz. Bebek arabası parkı… Vagonlar ile insanları stüdyoda gezdiriyorlar. Vagonlara binerken kargayayı önlemek için yerlerde araçlardaki her koltuğu temsil eden bir yıldızlar var. Yıldızın üzerine geçerek sıraya geçiyorsunuz ve araç gelince beklediğiniz koltuğunuza oturuyorsunuz. Her araçta şoförün yanında ayriyetten bir görevli bulunuyor. Bu kişi gezi hakkında bilgi veriyor. Her turun içeriği aynı olmuyor. Farklı günlerde gelip farklı şeyler de görmeniz mümkün. Ama ana taslak olarak birbirlerine benziyorlar.

Turun başlangıcında stüdyo binalarının arasında dolaşıyoruz. Stüdyolar aktif olduğu için içerilerine girilemiyor malesef. Araba binaların arasından geçiyor gidiyor. Büyük stüdyo binalarıni geçince küçük evler beliriyor yanımızda. Senaristler, yapımcılar filan uzun süren çekimlerden sonra yorgunluklarını burada gideriyorlarmış. Burası hem bir iş alanı olmasının yanı sıra aynı zamanda da bir yaşam alanı.

Stüdyoları geçtikden sonra kendimizi bir şehrin ortasında buluyoruz. Filmlerin çekimi için koca bir şehir oluşturmuşlar burada. Bir kısmı New York’u temsil ediyor. Biraz ilerliyoruz Avrupa tarzı evler bizi karşılıyor. Onların hemen yanında kovboy filmlerindeki tarzda evleri görüyoruz. Yani çok kısa bir zaman içinde dünyadan farklı kültürlerin mimari özelliklerini görebiliyorsunuz bu şehirde.

Universal damgalı filmlerde kullanılan orjinal arabalar…

Arabalardan sonra vagonumuz bir binanın içine girdi. Etrafımız 360 derece ekrandan oluşuyordu. Burada 3D gözlüklerinizi takın diye bir uyarı geldi. Burada dünyanın en büyük 3 boyutlu sinemasinda başrolünde King Kong’un bulunduğu kısa filmi izledik. Aşağıda bu filmden oluşan bir video bulunmakta. Ama 3 boyutlu olduğu için görüntü biraz bulanık.

Universal’ın diğer büyük film stüdyolarından en büyük farkı diğer stüdyolarına göre bilgisayar efektlerini daha az kullanıyorlar. Yani en ufak bir sahnenin çekimi için bile kocaman bir stüdyo kuruyorlar. Aşağıdaki videoda da görebileceğiniz gibi kısacık bir deprem sahnesi için bile maliyetli bir stüdyo hazırlamışlar.

Desperate Housewies (Umutsuz Ev Kadınları)’ın çekildiği mahalle

Daha önceden söylediğim gibi kısacık bir sahne için bile kocaman bir stüdyo kuruyorlar. Aşağıdaki videoda bir sel sahnesi görebilirsiniz. Su maliyetini düşürmek için ayni suyu tekrar tekrar devir daimle kullanılıyormuş.

Psycho filminin çekildiği Bates Motel

Adamlar masraftan hiç çekinmemişler War of the Worlds filmi için gerçek Boeing 747 uçağını parçalamışlar. Burada gezip uçağın gerçek halini görürken, vagonun ortasındaki küçük ekrandan da filmdeki o sahneyi gösteriyorlar.

4) The Simpsons

<dl class='gallery-item'>
  <dt class='gallery-icon landscape'>
    <a href='https://www.enescakir.com/wp-content/uploads/2014/03/IMG_5806.jpg'><img width="150" height="150" src="https://www.enescakir.com/wp-content/uploads/2014/03/IMG_5806-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
  </dt>
</dl>

<dl class='gallery-item'>
  <dt class='gallery-icon landscape'>
    <a href='https://www.enescakir.com/wp-content/uploads/2014/03/IMG_5808.jpg'><img width="150" height="150" src="https://www.enescakir.com/wp-content/uploads/2014/03/IMG_5808-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
  </dt>
</dl>

<br style="clear: both" />

<dl class='gallery-item'>
  <dt class='gallery-icon landscape'>
    <a href='https://www.enescakir.com/wp-content/uploads/2014/03/IMG_5810.jpg'><img width="150" height="150" src="https://www.enescakir.com/wp-content/uploads/2014/03/IMG_5810-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
  </dt>
</dl>

<dl class='gallery-item'>
  <dt class='gallery-icon landscape'>
    <a href='https://www.enescakir.com/wp-content/uploads/2014/03/IMG_5814.jpg'><img width="150" height="150" src="https://www.enescakir.com/wp-content/uploads/2014/03/IMG_5814-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
  </dt>
</dl>

<dl class='gallery-item'>
  <dt class='gallery-icon portrait'>
    <a href='https://www.enescakir.com/wp-content/uploads/2014/03/IMG_5816.jpg'><img width="150" height="150" src="https://www.enescakir.com/wp-content/uploads/2014/03/IMG_5816-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
  </dt>
</dl>

<br style="clear: both" />

5) Special Effects Stage – Özel Efektler Gösterisi

Çocukluğumdan beri sinema ve animasyon sektörüne ilgili olduğumdan dolayı bu gösteri başlamadan önce çok heyecanlandım. Bu gösteride 2 kişi sahnede stand-up gösterisi şeklinde eğlenceli bir şekilde eski yıllardan günümüze kadar film çekiminde kullanılan özel efekt tekniklerinden bahsediyorlar ve bu tekniklerin nasıl uygulandığı göstermek için ufak bir gösteri yapıyorlar. Fotoğraf çekimi yasak olduğu ve ortam biraz karanlık olduğu için resimleri biraz kalitesiz oldu.

6) Transformers

Transformers filmini konu alan binaya yaklaşınca sağ tarafınızda bir Autobot robotu beliriyor ve insanlarla fotoğraf çektiriyor, dans ediyor. Binanın içine girdiğiniz de ise görevlileri asker kıyafeti giymiş bir şekilde buluyorsunuz. Sizi bir araca bindiriyorlar ve 3-D görüntülerle desteklenmiş bir pistte bir hikayeye göre ilerleiyorsunuz. Bence buradaki en gerçekçi kısım ise roket yüzünüze doğru gelirken yüzünüzde sıcaklık hissetmeniz.

7) Jurassic Park

Buradan önceki kısımlar bir kere bindiğiniz takdirde yeten kısımlardı. Ama bu kısım ve Mummy kısmı tamamen farklı. Ne kadar binerseniz binin tekrar binmek istiyorsunuz. Bizi bizden aldı. Tam 4 kere bindik. Bir bota biniyorsunuz ve suyun üzerinde ilerlemeye başlıyorsunuz. Başta her şey gayet sakin bir şekilde ilerliyor. Etrafta dinazor maketleri hareket ediyor, bazıları size su fışkırtıyor. Ormanlık bir yerde ilerliyorsunuz. Ama binanın içine girdikten sonra her şey değişiyor. Karanlık bir ortamda ilerlemeye başlıyorsunuz ve karşınıza birden büyük bir dinazor çıkıyor. Ve aniden bir rampadan aşağı doğru botunuz iniyor. Daha doğrusu aşağı doğru düşüyor. 🙂 Çok hızlı indiği için malesef iniş sahnesini videoya çekme şansım olmadı. Zaten o sahneyi izlemek anlamsız olabilir ama botun içinde olmak insana acayip zevk veriyor. Sadece bu düşüş için 4 kere bindik. Bir de o hızla suya çakıldığınız için baştan aşağı ıslanıyorsunuz.

Bu binişlerimizden birinde küçük bir arkadaş edindim kendime. Bot ile ilerlerken yorumlarıyla bizi eğlendirdi. Burada işinize çok yarayacağını düşündüğüm 2 ipucu vermek istiyorum.

iPucu 1

Bazı aletlerin girişinde grup ve tek olmak üzere 2 sıra oluyor. Eğer grup kısmına girerseniz arkadaşlarınızla yan yana oturma şansınız oluyor ama genelde insanlar arkadaş ve aileleriyle geldikleri için grup sıraları uzun oluyor. Ama ‘single rider’ sırasına girerseniz görevli sizi araçta boş kalan tek kişilik kısımlara oturtuyor. Aşağıdaki resimden de anlayacağınız gibi bu sayede çok uzun bir sırayı beklemekten kurtulmuş oluyorsunuz. O kadar insan sıra beklerken siz araca binebiliyorsunuz.

iPucu 2

Bazı insanlar ıslanmak istemedikleri için ya botta arka kısımlara oturuyorlar ya da girişte dağıtılan yağmurluklardan alıyorlar. Eğer düşüş anında zevk almak ve ıslanmak istiyorsanız en ön sıraya oturun. Görevliye bu isteğinizi ilettiğiniz takdirde sizi en öne oturtuyor.

 8) Revenge of Mummy – Mumya’nın İntikamı

Jurassic Park’tan sonra en çok bindiğimiz alet bu oldu. Burada da bir araca biniyorsunuz ve bir mağara içinde karanlık bir ortamda çok hızlı bir şekilde ilerliyorsunuz. Bazı yerlerdeki ani hareketler adrenalin seviyenizin artmasına yardımcı oluyor. Bir de mağaranın sonuna oluşunca geri geri aynı hızla kaçmaya başlıyorsunuz. Burada insanın midesi alt üst oluyor. Aç karna binmemenizi öneririm. Burada da ‘single rider’ tekniği çok güzel işliyor.

9) Animal Actors – Hayvan Aktörler

Saatleri uygun olmadığı için bu gösteriye girmek nasip olmadı. Ama daha önceden gelmiş arkadaşlarımdan duyduğuma göre eğitilmiş hayvanlardan oluşan bir şovmuş. Bir dahaki gittiğimde bu gösteriyi izlemeyi düşünüyorum.

10) Despicable Me Minion Mayhem – Çılgın Hırsızlar

Gelmeden önce ilkbaharda açılacağını duymuştuk bu kısmın. Ama daha açıldığından haberimiz yoktu. Gezimizin sonlarına doğru açık olduğunu farkettik. Yeni açıldığı için ve minyonlar dünyada çok popüler olduğu için önünde uzunca bir sıra vardı. Uzub bir sıra olmasına rağmen sırada pek canımız sıkılmadı. Çünkü sıranın her yerine yerleştirilmiş TV ekranlarında minyonların komik sahneleri veya minyon quizleri çıkıyor. Sıra yavaş yavaş ilerledikten sonra kapıya 5-10 metre kala birden ekran kapandı ve yangın alarmı çalmaya başladı. Binayı hızlı bir şekilde boşalttılar ve aleti çalışmasını durdular. Bütün binayı kontrol etmeden açamayacaklarını söylediler. Bizin tahminize göre bir yangın yoktu. Eğlence merkezinin kapanmasına 15 dakika kalmıştı ve çok fazla sıra vardı. İnsanları boşaltmak için yaptıklarını düşünüyoruz. En çok girmek istediğim yerlerden birine giremedim. Ama tabiki her şeyde bir hayır vardır. Bir dahaki sefer gelmemiz için bir sebep oluşmuş oldu.

11) The Blues Brother – Blues Kardeşler

Niye böyle bir kısım koymuşlar hala anlayamadım. 🙂 2 kardeş şehrin merkezinde şarkı söylüyor ve insanlar dinliyor. Yani özel olarak bir şey gerekmiyor. Yoldan geçerken de şarkıları dinleyebiliyorsunuz.

12) WaterWorld – Su Dünyası

Aldığımız duyumlara göre ‘Su Dünyası’ uzun süredir kapalıymış. İnşallah bir dahaki geldiğimiz sefere açık olur.

Ücretlerinin biraz fazla olmasına rağmen benim görüşüme göre ölmeden önce görülmesi gereken yerlerden biri. Sloganlarının haklarını veriyorlar bence. Arkadaşlarınızla güzel bir gün geçirmek istiyorsanız muhakkak uğramanızı tavsiye ederim.